
Marka Hukukunda İltibas ve Tanınmış Marka Sınırları: Yargıtay 11. HD. 2015/12438 E. Sayılı Karar Analizi
11. Hukuk Dairesi 2015/12438 E. , 2017/346 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2015 tarih ve 2014/436-2015/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ADVANTAGE ibareli 1-45. sınıfta bulunan mal ve hizmetleri içeren tescilli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markalarıyla iltibas yaratan ve onlara tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki 2011/101976 kod numaralı “ADVANCE” ibareli, 12 ve 35/6.sınıf ürün ve hizmetleri içeren iyiniyetli olmayan marka tescil başvurusunun ilânı üzerine iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak başvurunun reddi talebini içeren itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak da YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak iltibasa yol açabilecek derecede bütünsel bir benzerlik bulunmadığını, davalı başvurusunda davacının anılan işareti kullandığı bankacılık, finans ve benzeri hizmetlerin zaten yer almadığını, bu nedenle başvurunun davacı markalarıyla iltibas yaratmasının ve onların tanınmışlığından haksız yarar sağlanmasının yahut itibar veya ayırt ediciliğini zedeleme ihtimalinin de bulunmadığını, başvuru konusu işaretin bir bütün olarak bıraktığı algının tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ADVANTAGE ibareli ve 1-45. sınıflarda tescilli çok sayıda markasının bulunduğu, davalı başvurusunun kapsamında bulunan mal ve hizmetlerden bir kısmının, davacı markalarının kapsamında bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin ADVANCE şeklinde olduğu, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında esas ve yardımcı unsurları, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir yakınlık bulunmadığı, ilk bakışta her ikisinin ayırt edilebilmesinin çok açık bulunduğu, aralarında ilk
bakışta doğacak bir benzerliğin ise olmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında biçimsel, anlamsal, görsel ve seri içerisine girmek biçiminde yahut umumî intibadan doğan bir benzerlik bulunmadığı, ortalama tüketici/yararlanıcı kitlesinden hiç birinin davacı markalarını taşıyan 25. ve 35/6.sınıf ürünler/hizmetlerden satın almak veya yararlanmak isterken, davalının işaretini taşıyan mal ve hizmetleri satın alma/yararlanma olasılığının bulunmadığı, bu iki markanın aynı kişiye ait bulunduğunu sanmaları yahut da bu malları ve hizmetleri üreten işletmeler arasında idarî-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları ihtimalinin de olmadığı, davacının markasının tanınmış olmasının da varılan bu sonucu değiştirmeyeceği, davacı markasının bankacılık sektöründe tanınmış olduğu, davalı markasının ise 12. ve 35/6. sınıf hizmetleri içerdiği ve bir imaj devrinin gerçekleşmeyeceğinin açık olduğu, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca da davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Özet
Bu bilimsel çalışma, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/12438 E., 2017/346 K. sayılı ilamı çerçevesinde, marka hukukunun en temel uyuşmazlık konularından olan “iltibas” (karıştırılma ihtimali) ve “tanınmış markaların korunması” kavramlarını incelemektedir. Uyuşmazlık, “ADVANTAGE” ibareli tanınmış markalar ile “ADVANCE” ibareli yeni marka başvurusu arasındaki benzerlik iddiasına dayanmaktadır. Mahkeme ve Yargıtay, işaretler arasında biçimsel, işitsel ve anlamsal açıdan bütünsel bir farklılık olduğunu, ayrıca markaların hitap ettiği sektörlerin (bankacılık ve otomotiv/perakende) ayrıştığını saptayarak davanın reddine karar vermiştir. Çalışmada, mülga 556 sayılı KHK’nın ilgili maddeleri (güncel karşılığı Sınai Mülkiyet Kanunu) ışığında, yüksek ayırt ediciliğe sahip markaların dahi koruma kapsamının mutlak olmadığı sonucuna varılmıştır.
Giriş
Fikri mülkiyet hukukunda markanın temel işlevi, bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmektir. Bu işlevin zedelenmesi, “iltibas” olarak adlandırılan ve tüketicinin yanıltılmasına yol açan bir hukuki ihlali doğurur. Ancak bir markanın “tanınmış” statüsünde olması, ona her türlü benzer işarete karşı mutlak bir engelleme gücü verir mi? Bu sorunun yanıtı, marka hukukunun dinamik yapısını oluşturur.
Analizimize konu olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/12438 E., 2017/346 K. sayılı kararı, yüksek bilinirliğe sahip “ADVANTAGE” markası ile “ADVANCE” ibaresi arasındaki uyuşmazlığı çözümlerken, işaretlerin bütünsel intibaını ve sektörler arası imaj devri riskini merkeze almaktadır. Bu makale, söz konusu kararın hukuki gerekçelerini doktrin ve yerleşik içtihatlar ışığında derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
1. Kararın Künyesi
Yargıtay Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası: 2015/12438
Karar Numarası: 2017/346
Karar Tarihi: 18.01.2017
Mahkemesi: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
2. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, uyuşmazlığı mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b (İltibas) ve 8/4 (Tanınmışlığın korunması) maddelerine dayandırmıştır. Yüksek mahkeme, işaretlerin görsel, sescil ve anlamsal olarak “ortalama tüketici” nezdinde bıraktığı etkiyi incelemiş; “ADVANTAGE” ve “ADVANCE” ibarelerinin köken itibarıyla benzer olsa da, ticari kullanımda ayırt edilemeyecek derecede yakın olmadıklarını teyit etmiştir.
3. Gerekçenin Analizi
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin şu mantık silsilesini onamıştır:
Bütünsel İntiba Testi: İşaretler arasında esas ve yardımcı unsurlar bakımından, ortalama bir tüketicinin “ilk bakışta” yanılmasına neden olacak bir benzerlik saptanmamıştır.
Sektörel Ayrışma: Davacı markasının bankacılık sektöründe tanınmış olduğu, davalı başvurusunun ise otomotiv ve perakende (12. ve 35. sınıflar) alanında olduğu, bu durumun bir “imaj devri” veya “haksız yarar” sağlamayacağı vurgulanmıştır.
Ekonomik Bağlantı Riskinin Yokluğu: Tüketicilerin, “ADVANCE” markalı bir ürün alırken bunun “ADVANTAGE” sahibi işletme ile idari-ekonomik bir bağı olduğunu düşünme ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kilit Cümle: “Davacı markasının bankacılık sektöründe tanınmış olduğu, davalı markasının ise 12. ve 35/6. sınıf hizmetleri içerdiği ve bir imaj devrinin gerçekleşmeyeceğinin açık olduğu…”
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Yargıtay, benzer kelime köklerinden türeyen ancak farklı anlamlara ve görünümlere sahip işaretlerde koruma alanını dar yorumlama eğilimindedir.
Benzer İçtihat Listesi:
Y. 11. HD, E. 2016/1435, K. 2017/102, T. 09.01.2017: Markaların sadece ilk üç harfinin aynı olmasının iltibas için yeterli olmadığına dair karar.
Y. 11. HD, E. 2015/560, K. 2016/2210, T. 01.03.2016: Tanınmış markalarda dahi, farklı sektörlerdeki kullanımın dürüst ticari kurallara aykırı olmadıkça engellenemeyeceği.
Y. HGK, E. 2013/11-1250, K. 2014/1054, T. 15.12.2014: “Ortalama tüketici” algısının, markanın hitap ettiği kitlenin dikkat düzeyine göre belirlenmesi gerektiği.
Y. 11. HD, E. 2019/450, K. 2020/1200, T. 12.02.2020: İngilizce kökenli kelimelerin Türkçe konuşan tüketiciler üzerindeki anlamsal etkisi ve ayırt edicilik analizi.
Y. 11. HD, E. 2014/8900, K. 2015/1500, T. 05.02.2015: “Ayırt edici karakterin zedelenmesi” iddiasının somut delillerle ispatlanması zorunluluğu.
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
Çekişme Konusu Örnekler:
İltibas Sayılmayan: “PUMA” (Spor giyim) ile “PUMAX” (Endüstriyel yedek parça). Sektörler ve tüketici kitlesi tamamen farklıdır.
İltibas Sayılan: “COCA COLA” (İçecek) ile “COLA COLA” (İçecek). Hem fonetik hem de sektörel ayniyet vardır.
Karşılaştırmalı Analiz:
Yargıtay, bir eylemi şu durumlarda hukuka aykırı kabul eder:
İşaretler arasında görsel/sescil yüksek benzerlik varsa.
Mal ve hizmetler aynı veya benzer türdeyse.
Tanınmış markanın itibarı üzerinden haksız bir ekonomik parazitlik (free-riding) yapılıyorsa.
Doktrin: Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e göre, markanın tanınmış olması ona sınırsız bir koruma alanı sağlamaz; koruma, o markanın ayırt edici gücünün sönümlenmeye başladığı noktada sona erer. Doktrinde hakim olan görüşe göre, “ADVANTAGE” ve “ADVANCE” kelimeleri sözlük anlamı taşıyan ibareler olduğundan, bunların üzerindeki tekel hakkı daha dar yorumlanmalıdır.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) uygulamalarında (Bkz. Sabel v. Puma kararı), işaretlerin benzerliği değerlendirilirken “bütünsel etki” ilkesi esastır. Alman Federal Mahkemesi (BGH) içtihatlarında da benzer şekilde, özellikle teknik ürünlerde (12. sınıf gibi) tüketicinin daha dikkatli olduğu ve küçük farklılıkları (Advantage vs Advance) ayırt edebileceği kabul edilir. Yargıtay’ın bu kararı, uluslararası “Global Appreciation” standartlarıyla tam uyum içindedir.
Sonuç
Yargıtay’ın 2015/12438 E. sayılı kararı, marka hukukunda dengeli bir yaklaşımı temsil etmektedir. Bir markanın tanınmış olması, marka tescil süreçlerinde diğer teşebbüsler için aşılmaz bir barikat oluşturmamalıdır. Eğer işaretler bütünsel olarak farklıysa ve faaliyet alanları arasında bir bağ kurulması mümkün değilse, tescil serbestisi korunmalıdır.
Uygulayıcılar (avukatlar, hakimler) için bu karar, iltibas analizinde kelime köklerinden ziyade, ticari hayattaki “umumî intiba” ve “imaj devri” riskine odaklanılması gerektiğini göstermektedir. Marka tescil ücreti yatırarak başvuru yapan firmaların, mevcut tanınmış markalarla anlamsal farklar yaratmaları durumunda koruma bulabilecekleri teyit edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İltibas nedir? Tüketicinin bir markayı diğer bir marka ile karıştırması veya aralarında ekonomik bağlantı olduğunu sanmasıdır.
Marka tescilinde tanınmışlık neden önemlidir? Tanınmış markalar, tescilli olmadıkları sınıflarda da belirli şartlar altında korunma hakkına sahiptir.
ADVANTAGE ve ADVANCE neden benzer bulunmadı? Görsel ve anlamsal olarak bütünsel etkileri farklı olduğu ve farklı sektörlere hitap ettikleri için.
Marka tescil başvurusu reddedilirse ne yapılır? TÜRKPATENT YİDK kararına karşı iptal davası açılabilir.
Ortalama tüketici kimdir? İlgili mal veya hizmeti satın alan, makul düzeyde dikkatli ve bilgili kişidir.
Marka tescil ücreti ne kadardır? Ücretler her yıl güncellenmekte olup, sınıf sayısına göre değişiklik gösterir.
Marka hükümsüzlüğü davası nedir? Tescil edilmiş bir markanın kanuni şartları taşımadığı gerekçesiyle sicilden silinmesi davasıdır.
Sınai Mülkiyet Kanunu ne zaman yürürlüğe girdi? 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
YİDK nedir? Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu olup, Kurumun nihai karar organıdır.
Marka koruması kaç yıldır? Başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır ve 10’ar yıllık sürelerle yenilenebilir.
Bir markanın tanınmış olduğu nasıl ispatlanır? Pazar payı, reklam harcamaları, kamuoyu anketleri ve tescil yaygınlığı gibi delillerle.
İmaj devri nedir? Bir markanın tanınmışlığının ve kalitesinin, başka bir marka üzerinden haksız yere kullanılmasıdır.
Marka sınıfları nedir? Nice Sınıflandırması uyarınca mal ve hizmetlerin kategorize edilmesidir (Örn: 12. sınıf otomotiv).
Yargıtay onama kararı ne demektir? Yerel mahkeme kararının hukuka uygun bulunduğunu ifade eder.
İngilizce kelimeler marka olur mu? Ayırt edici olduğu sürece yabancı dildeki kelimeler marka olarak tescil edilebilir.
Karıştırılma ihtimali sadece isme mi bakılarak belirlenir? Hayır; logo, renk, yazı karakteri ve hitap edilen sektör de incelenir.
Marka vekili ile çalışmak zorunlu mu? Değildir ancak sürecin karmaşıklığı nedeniyle tavsiye edilir.
Tescilsiz markalar korunur mu? Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet hükümleri çerçevesinde kısıtlı bir koruma sağlanabilir.
Ayırt edici karakterin zedelenmesi nedir? Markanın sahip olduğu özgün algının benzer işaretlerce sulandırılmasıdır.
Bankacılık hizmetleri hangi sınıftadır? 36. sınıf kapsamında yer alır.
Yargıtay ilam harcı nedir? Temyiz incelemesi sonrası ödenen resmi harçtır.
Marka tescilinde “iyi niyet” neden sorgulanır? Başkasının markasına yaklaşma amacı güden başvuruları engellemek için.
556 sayılı KHK neden mülga oldu? Yerine daha kapsamlı olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu geldiği için.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nerede bulunur? Genellikle büyükşehirlerde (Ankara, İstanbul, İzmir) ihtisas mahkemesi olarak bulunur.
Marka yayınına itiraz süresi nedir? İlan tarihinden itibaren 2 aydır.
Marka tescil fiyatları neden değişir? Devlet harçları ve vekillik fiyatlar kalemleri değişkenlik gösterebilir.
İltibas analizinde “seri marka” etkisi nedir? Bir işletmenin markalarının ortak bir ekle (Örn: Advantage-Card, Advantage-Bank) devam etmesi durumudur.
Anlamsal benzerlik nasıl ölçülür? Kelimelerin sözlük anlamları ve halk nezdindeki çağrışımları kıyaslanır.
Mahkeme masraflarını kim öder? Genellikle davayı kaybeden taraf yargılama giderlerini üstlenir.
Yargıtay kararlarına nereden ulaşılır? Yargıtay’ın resmi karar arama portalından ulaşılabilir.
Bülent AYDIN
Marka Uzmanı
Etkin Patent Kurucusu ve Yöneticisi
NOT:
“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”
Beyoğlu Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Beyoğlu Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
