
Marka Hukukunda Zayıf İbarelerin Tescili ve Rekabetin Korunması: Tadın ve Tadında Markaları Üzerine Analiz (Yargıtay 11. HD, E. 2010/2067)
11. Hukuk Dairesi 2010/2067 E. , 2011/14069 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2009/64-2009/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının “NCK TADIN” markasını 30. ve 43. sınıf emtiada tescili için diğer davalı kuruma başvurduğunu, tescil talebine itiraz ettiklerini, itirazlarının kabul edilmemesi üzerine TPE YİDK’na yaptıkları yeniden inceleme başvurusunun da “markalar arasında karıştırılabilecek veya ilişkilendirilecek kadar benzerlik olmadığı” gerekçesi ile reddedildiğini, ancak davalının tescilini istediği markanın, müvekkili adına 30. sınıf emtialar için tescilli “TADINDA” esas unsurlu markalarla ayırtedilemeyecek kadar benzer olup iltibas yarattığını, davalının tescil ettirmek istediği markadaki NCK ifadesinin markanın esaslı unsuru olmayıp markaya hiçbir ayırtedicilik katmadığını, müvekkilinin kendi markalarını tanıtmak için emek ve para sarfıyla yoğun kampanya yaptığını ve markaların tanındığını, davalının bu tanımışlıktan yararlanmaya çalıştığını ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 29.12.2008 tarih ve 2008-M-6463 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde “NCK TADIN” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri; davacının markalarında kullanılan “Tadında” ibaresinin kökü olan tat kelimesinin gıda alanında yaygın kullanılan, ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu, davacı ve davalı markasının bütününe bakıldığında şekil, anlam ve telaffuz bakımından bir benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve biçimsel olarak bir benzerlik bulunmadığı, gerek davacının tescilli markalarında gerekse davalının tescil başvurusuna konu markasında kullanılan TADINDA ve TADIN ibarelerinin tatmak fiilinden üretildiği, her iki ibarenin de ayırtedici özelliğinin zayıf olup ait olduğu markaların tamamlayıcı unsuru oldukları, zayıf bir ibareyi marka olarak seçenlerin ileride aynı köktentüreme bir ibarenin marka olarak seçilebileceğini öngörmesi gerektiği, bununla birlikte davalının markasında yer alan NCK ve Şekil unsurlarının davalı markasını davacının markalarından ayırdığı, öte yandan tatmak ibaresini gıda sektöründe bir tek firmanın tekeline bırakılmasının Anayasa ve yasalarla teminat altına alınan rekabet özgürlüğünü haksız bir şekilde kısıtlayacağı, (bu ibareye ekler yapmak sureti ile sektörde bulunan herkesin marka olarak kullanabileceği,) davacının markasının tanınmış olmasının sonucu değiştirmeyeceği, zira, markanın bünyesinde barındırdığı zayıflığın devam edeceği, davalının rekabeti kötüye kullandığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Özet
Bu bilimsel makalede, marka hukukunun en tartışmalı alanlarından biri olan “ayırt edici gücü zayıf ibarelerin tescili ve korunması” konusu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2010/2067 E. ve 2011/14069 K. sayılı ilamı çerçevesinde incelenmektedir. Davacı, “TADINDA” esas unsurlu markalarıyla, davalının “NCK TADIN” ibareli başvurusu arasında iltibas (karıştırılma ihtimali) olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Yargıtay, “tatmak” fiilinden türetilen bu ibarelerin gıda sektöründe tanımlayıcı niteliğe yakın ve ayırt edici gücü düşük (zayıf) ibareler olduğuna hükmetmiştir. Karar, bu tür zayıf markaların korunma alanının dar olduğunu, asıl ayırt ediciliğin eklenen diğer unsurlarla (NCK gibi) sağlandığını ve sektördeki rekabet özgürlüğünün kısıtlanamayacağını vurgulamaktadır. Makale, bu içtihat ışığında doktrindeki görüşleri ve uluslararası standartları karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.
Giriş
Marka tescilinin temel amacı, mal ve hizmetlerin menşeini ayırt etmektir. Ancak bazı ibareler, tescil edildikleri sektörün doğası gereği ürünün niteliğine, tadına veya kullanımına doğrudan atıfta bulunur. Bu tür ibareler hukukumuzda “zayıf markalar” olarak adlandırılır.
Bu çalışmanın konusunu oluşturan Yargıtay kararı, zayıf bir ibareyi marka olarak seçen hak sahibinin, aynı kökten türeyen diğer markalara karşı koruma kapsamının sınırlarını çizmektedir. Analiz edilen karar, fikri mülkiyet haklarının korunması ile piyasadaki rekabet özgürlüğü arasındaki hassas dengenin nasıl kurulması gerektiğine dair emsal niteliğindedir.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
1. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, uyuşmazlığı 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi (karıştırılma ihtimali) ve genel marka hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirmiştir. (Güncel mevzuatta bu hususlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/1 kapsamında yer almaktadır). Mahkeme, markaların bütünsel algısına (görsel, işitsel, biçimsel) odaklanmış; ancak bu analizi yaparken ibarelerin “ayırt edicilik derecesini” birincil kriter olarak belirlemiştir.
2. Gerekçenin Analizi
Yargıtay’ın onama kararındaki mantık silsilesi şu adımlardan oluşmaktadır:
İbarenin Niteliği: “Tadın” ve “Tadında” ibarelerinin “tatmak” fiilinden türetildiği ve gıda sektörü için tanımlayıcı/tamamlayıcı nitelikte olduğu saptanmıştır.
Öngörülebilirlik İlkesi: Zayıf bir ibareyi marka seçen kişi, gelecekte başkalarının da benzer kökten türeme işaretler seçebileceğini öngörmelidir.
Ayırt Edici Unsurların Rolü: Davalının markasındaki “NCK” ibaresi ve şekil unsuru, zayıf olan “TADIN” kısmından daha baskın ve ayırt edici kabul edilerek markalar arasındaki farkı netleştirmiştir.
Rekabet Özgürlüğü: “Tatmak” gibi jenerik kavramların tek bir firmanın tekeline bırakılmasının Anayasal rekabet özgürlüğüne aykırı olacağı sonucuna varılmıştır.
3. Karardaki Kilit Cümleler
“Zayıf bir ibareyi marka olarak seçenlerin ileride aynı kökten türeme bir ibarenin marka olarak seçilebileceğini öngörmesi gerektiği…”
“Tatmak ibaresini gıda sektöründe bir tek firmanın tekeline bırakılmasının Anayasa ve yasalarla teminat altına alınan rekabet özgürlüğünü haksız bir şekilde kısıtlayacağı…”
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, zayıf markaların korunma kapsamının dar olduğu konusunda müstakar bir görüşe sahiptir.
Y. 11. HD. E. 2014/15833, K. 2017/250: “Bio” veya “Naturel” gibi ibarelerin zayıf olduğu, bu markalara eklenen diğer unsurların iltibası önlediği belirtilmiştir.
Y. 11. HD. E. 2013/10834, K. 2014/9525: “Süper” ibaresinin her markada kullanılabileceği, bu ibareye dayalı benzerlik iddialarının dinlenemeyeceği vurgulanmıştır.
Y. 11. HD. E. 2016/5211, K. 2018/125: Tanınmışlık statüsü kazansa bile, zayıf bir ibarenin yapısal zayıflığının devam edeceği teyit edilmiştir.
Y. 11. HD. E. 2015/678, K. 2016/2341: Marka bütünündeki şekil ve ek kelimelerin, zayıf kök ibare karşısındaki baskınlığına atıf yapılmıştır.
Y. HGK, E. 2013/11-134, K. 2014/45: Marka hukukunda dürüst kullanım ve kamu malı haline gelmiş kavramların tekelleştirilemeyeceği ilkesi işlenmiştir.
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
1. Çekişme Konusu Örnekler ve Analiz
Marka hukukunda “hukuka aykırı” kabul edilen eylemler, tüketicinin yanılmasına dayalıdır. Ancak zayıf markalarda bu kural esner:
Örnek 1: “BEYAZ” peynir markası varken başkasının “AK-BEYAZ” tescili. “Beyaz” kelimesi peynir için tanımlayıcıdır; bu nedenle “AK” ön eki ayırt ediciliği sağlamak için yeterli görülebilir.
Örnek 2: Kararımızdaki “TADINDA” vs “NCK TADIN”. Burada “NCK” kısaltması, markaya özgün bir kimlik kazandırmış ve tüketicinin yanılma ihtimalini ortadan kaldırmıştır.
2. Bilimsel Görüşler (Doktrin)
Doktrinde hakim olan görüş, Yargıtay’ın yaklaşımıyla paraleldir. Prof. Dr. Ünal Tekinalp, “zayıf markaların mülkiyet gücünün, içerdikleri tanımlayıcı unsurlar oranında azaldığını” belirtmektedir. Prof. Dr. Sabih Arkan‘a göre de, kamuya mal olmuş veya gıda gibi sektörlerde ürünün vasfını belirten kelimelerin tek bir şahsa tam koruma sağlaması “serbest rekabet” ilkesini zedeler.
Doktrindeki bu eğilim, “Tadın” kelimesinin herkes tarafından ekler yapılarak kullanılabileceği yönündeki kararı desteklemektedir. Marka tescil başvurularında bu tür ibarelerin yanına mutlaka “NCK” örneğinde olduğu gibi kuvvetli ayırt edici unsurlar eklenmelidir.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (TÜRKPATENT dengi EUIPO) ve Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), “Weak Marks” (Zayıf Markalar) konusunda benzer bir içtihadı benimsemiştir. Sabel v. Puma ve Canon kararlarında, karıştırılma ihtimali değerlendirilirken markanın ayırt edicilik derecesinin koruma kapsamını belirlediği vurgulanmıştır. Alman Federal Mahkemesi (BGH) ise “tanımlayıcı ibarelerin kamuya açık tutulması gerekliliği” (Freihaltebedürfnis) ilkesini uygulamaktadır. Analiz ettiğimiz Yargıtay kararı, bu evrensel hukuk ilkeleriyle tam bir uyum içindedir.
Sonuç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2010/2067 E. sayılı kararı, marka sahiplerine ve vekillerine önemli bir ders vermektedir: Tanımlayıcı veya sektörel jenerik kelimeleri marka olarak seçmek, tescil hakkı verse de bu hak “tekelci” bir güç yaratmaz. Markanızın tanınmış olması dahi, ibarenin bünyesindeki yapısal zayıflığı tamamen ortadan kaldırmaz.
Uygulayıcılar (avukatlar ve hakimler) için bu karar; benzerlik analizinde zayıf unsurların göz ardı edilerek, markalara karakter katan özgün eklere odaklanılması gerektiğini göstermektedir. Marka tescil ücreti ödeyerek tescil edilen zayıf bir markanın, piyasada başkaları tarafından “ekler” yoluyla kullanılmasının önlenemeyeceği gerçeği, stratejik marka yönetimi için kritiktir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Zayıf marka nedir? Sektörde yaygın kullanılan, tanımlayıcı veya ayırt ediciliği düşük ibarelerden oluşan markadır.
“Tadın” veya “Tadında” kelimeleri neden zayıf kabul edilmiştir? Gıda sektöründe ürünün lezzetine ve tadılmasına doğrudan atıfta bulunduğu için.
Zayıf markalar hiç korunmaz mı? Korunur ancak koruma kapsamı çok dardır; sadece aynısı veya çok benzeri engellenebilir.
“NCK TADIN” markası neden iptal edilmedi? “NCK” ibaresinin markayı davacı markasından ayıran yeterli bir unsur olduğu görüldüğü için.
İltibas (karıştırılma ihtimali) analizi nasıl yapılır? Markaların görsel, işitsel ve anlamsal bütünlüğü ortalama tüketici gözüyle kıyaslanır.
TÜRKPATENT YİDK kararı nedir? Marka itirazları sonucunda Kurumun verdiği nihai idari karardır.
Markanın tanınmış olması korumayı artırır mı? Evet, ancak kararda belirtildiği üzere ibarenin yapısal zayıflığı (jenerik olması) koruma sınırını yine de daraltabilir.
Tanımlayıcı ibareler tescil edilebilir mi? Tek başına edilemezler; ancak eklerle veya uzun süreli kullanım sonucu kazanılmış ayırt edicilikle edilebilirler.
Marka hükümsüzlüğü davası nedir? Tescilli bir markanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle mahkemece iptal edilmesidir.
Rekabet özgürlüğü marka hakkından üstün müdür? Mutlak değildir; ancak genel kullanılan kelimelerin tekelleştirilmesi rekabeti engellediği için kısıtlanır.
Ayırt edici güç nedir? Bir markanın, bir firmanın ürününü rakiplerinden ayırma yeteneğidir.
Sınai Mülkiyet Kanunu ne zaman yürürlüğe girdi? 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girerek 556 sayılı KHK’yı ilga etmiştir.
Marka tescili kaç yıl sürer? Genellikle itiraz olmazsa 6-8 ay içinde tamamlanır.
Marka koruma süresi ne kadardır? Tescil tarihinden itibaren 10 yıldır ve 10 yılda bir yenilenebilir.
Marka tescil ücreti neye göre belirlenir? Sınıf sayısı ve başvuru türüne göre yıllık belirlenen tarifeye göre belirlenir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesi nedir? Markalar arası benzerlik ve karıştırılma ihtimalini düzenleyen maddedir.
Jenerik isim nedir? Ürünün genel adıdır (Örn: Elma için “Elma” markası).
Marka tescilinde logolu başvuru daha mı güçlüdür? Evet, ayırt ediciliği zayıf kelimeleri görselle desteklemek tescil ihtimalini artırır.
Bilirkişi raporu mahkeme için bağlayıcı mıdır? Hayır, hâkimin kararına ışık tutar ancak hâkim farklı karar verebilir.
Temyiz nedir? Yerel mahkeme kararının Yargıtay tarafından denetlenmesidir.
Onama kararı ne demektir? Yargıtay’ın yerel mahkeme kararını hukuka uygun bulup kesinleştirmesidir.
Markada “esas unsur” nedir? Markanın bütününde tüketicinin en çok dikkatini çeken parçadır.
Gıda sektöründe marka seçerken nelere dikkat edilmelidir? “Tad”, “Lezzet”, “Doyum” gibi zayıf ibareler yerine özgün kelimeler seçilmelidir.
Marka tescili sadece Türkiye’de mi geçerlidir? Evet, marka tescili tescil edildiği ülkede korunur (Ülkesellik ilkesi).
Marka başvurusuna kimler itiraz edebilir? Marka bülteninde yayınlandığında, hak sahipleri 2 ay içinde itiraz edebilir.
Kötü niyetli marka tescili nedir? Başkasının markasından haksız yararlanmak amacıyla yapılan tescildir.
Anayasal rekabet hakkı hangi maddedir? Temelde çalışma ve sözleşme hürriyeti kapsamında m. 48 ve m. 167 (Tekelleşmenin önlenmesi) maddeleridir.
Hukuki yarar nedir? Bir davanın açılması için davacının korunmaya değer bir hakkının olmasıdır.
Marka tescil başvurusu reddedilirse ne yapılır? Karar tebliğinden itibaren 2 ay içinde YİDK’ya itiraz edilebilir.
Marka tescil ücreti geri iade edilir mi? Hayır, tescil başvurusu reddedilse dahi harç iadesi yapılmaz.
Dilara AYDIN
Avukat & Arabulucu
Paraf Hukuk Kurucusu ve Yöneticisi
NOT:
“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”
Beyoğlu Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Beyoğlu Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
